Marmara Haber [Nokta] Net - Bu kadar net!

Tavsiye Et Günün Haberleri Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

 

ÇOK OKUNANLAR

 ARŞİVDE ARAMA

 

 Namaz Vakitleri

 

 

 

İnsan tabiatı gereği meraklıdır. Özellikle metafizik âlem hemen her insanın merak ettiği bir alandır.
 Reklam
Astral Seyahat yaptınız mı?
23 Haziran 2011 Perşembe 16:47
İnsan tabiatı gereği meraklıdır. Özellikle metafizik âlem hemen her insanın merak ettiği bir alandır.

Rüyalar, duru görüler, astral seyahatler, cinler, hurdamlar, goncolozlar, ifritler, şeytan, karabasan ve periler, insanların her zaman ilgisini çekmiştir. Aslında bu saydıklarımdan özellikle cinlerin ilgisinde insanlar çekmektedir. Onlarda bizim onları merak ettiğimiz kadar bizi tanımaya çalışan Allah'ın kullarıdır. Ama Şeytan için bunu söylemem. Çünkü o insanları çok iyi tanır. Çok kıskanır ve daima kendi çizgisine çekmeye çalışır.
Biz dedik ki;
Metafizik âlemin kapılarını zorlamayınız. Unutmayınızki zorlayan herkes bu kapıyı er geç açacaktır ve içine girmek istemese bile bu açılan kapıdan esen rüzgâr o kişiyi etkisi altına alacaktır. O kapıdan girmek önceleri çok zevkli gibi görünse de, bu âlemde aradığınız adresi bulmak kolay değildir. Burada yaşadıklarınızdan sonra çıkmak için çırpınacaksınız. Ancak heyhat, artık çok geçtir. Girdiğiniz kapı artık yoktur orada. Bundan sonra günlük hayatınız ile metafizik âlem arasında mekik dokur durursunuz. Zihin âleminiz ne bu dünya ya kabullenir, ne de o âleme alışabilir. Kulak uğultuları, iç sesler, aşırı giden rüyalar, hatta gördüklerinizin gerçek mi rüya mı olduğunu bir türlü çözemediğiniz zamanlar yaşarsınız. Her sabah kalkıp nafakanızı temin etmek için gittiğiniz işinizi kaybedebilir, memuriyet hayatınızın sonunu getirebilirsiniz. Ne yaşadığınız gerçek hayat sizin için gerçektir, ne yaşadığınız metafizik olaylar sizin için hayaldir. Gerçek ve hayal, rüya ile hakikat birbirine karışır. Eşiniz çocuklarınız arkadaşlarınız kısaca, hayatı birlikte paylaştığınız yakın çevrenizde etkilenir bundan.
Yaşadıklarım;
1977 yer Kıbrıs Magosa Derinya bölgesi. Burada Askerim. Rum sınırına sıfır noktada nöbet tutuyorum. Gece saat 00,1, 00 sıraları. Ay dolunay. Aşırı bir yorgunluk ve ağırlık var üzerimde. O gün gündüz çok sıcaktı. Belki de gecenin serinliği ile vücut kimyam bozulmuştu. Bilemiyorum. Dolunayın parlak aydınlığında her yer gündüz gibi görülüyordu. İki arkadaş nöbetçiyiz. Diğer arkadaşım makinalı tüfek başında, Rum tarafını dinleme yapıyor. Ben de geride onu koruyorum. Aşırı yorgunluk üzerine arkadaşıma dedim ki; " Ben şu kum torbalarının dibine on dakika uzanayım, halsizim " dedim. O da " Tamam" dedi. Tüfeğimi kucağıma aldım uzandım. Uzandığım yerden sadece gökyüzü görülür. Çevreden gelenleri görmem mümkün değildir. Çünkü etrafımda bir buçuk metre yüksekliğinde kum torbaları vardır. Ne kadar uzandım bilmiyorum. Ama uyumadım. Sadece gözlerim kapalı olarak gecenin serinliğini dinliyorum. Vücudumda tatlı bir yorgunluk ve uyuşukluk var. Tam o sırada, bizim bölgeden yaklaşık olarak iki yüz metre kadar uzaktan iki kişinin geldiğini gördüm. Gözlerimi açtım başımı o tarafa çevirdim ama yattığım yerden o gelenleri görmem mümkün değil. Ayağa kalkıp kum torbalarının üzerinden bakmam gerek. Tabii hemen kalktım ve baktım. Gerçekten de az önce gördüğüm yerde iki kişi mevziiye doğru geliyor. Bunlar bizim devriyeler. Hem de yatarken gördüğüm yerdeler. Şaşkındım tabi. O dönemde ne duru görü, ne metafizik alanı ile ilgili ne bilgim vardı ne de ilgim vardı.
Yıl 1983 Elbistan
Kömür işletmelerinde çalışıyorum. Burada kiraladığım eski tip bir evde kalıyorum. İhtilal ile birlikte aşırı derecede kitap okuyorum ve metafizik âlemle ilgili araştırmalar yapıyorum. Daha önce yaşadığım sayısız olaylar sanki bu dönemde önüme sıralanmaya başlıyor. Rüyalar, sesler, kulak uğultular, karabasanlar hafakanlar, her gün sabahlara kadar yaşadığım sıradan haller olmaya başladı. "Ruhların parmakları "isimli kitabıma yeni başladım. Çocukluğumdan beri beni al basar. İlgim buradan başladı. Seksen önce siyasi faaliyetlerden dolayı olmalı ilgilenmemiştim bunlarla. Elbistan’da yalnız yaşamaya başlayınca bu hallerin çoğalması beni araştırmaya sevk etti. Zihin âlemim çok yoğun şekilde faal. Uzun süren daktilo tıkırtılarını kapattım. Vakit gece yarısını geçmişti. Sırt üstü yatağa uzandım. Sigara yaktım. Gözlerimi kapattım dinlenmeye başladım. Sigarayı yatağımın hemen yanındaki masada bulunan kül tablasına bıraktım. Arada uzanıp alıyorum içiyorum. O sırada göz kapaklarımın altında oval bir ışık belirdi. Bu ışık daha sonra pencereye dönüştü. Sanki o pencereden başka bir âlemi görüyordum. Kendimi yokladım uyanıktım. Ancak o kadar zevkli ki. Gözlerimi açmamaya için çalışıyordum. Ancak sanki bir güç gözlerimi açmaya zorluyordu beni. Tam bu arada o pencereden bir kişinin bana baktığını gördüm. Canlı, gözlerin bana dikmiş bakan bir adam. İnce uzun yüzlü, farklı bir adam. Burun sivri ve garip görülüyordu. Adam kısa bir an bana baktı ve dişlerini göstererek gülümsedi. Dişleri o kadar çirkin di ki bir refleks ile gözlerimi açtım kalktım oturdum. Adamı düşündüm. Ama o sırada odamın içerisinde sanki birileri vardı. Vücudumdaki tüm tüyler ürperti içindeydi. Korkmuyordum aslında. Ancak bu durum korku i,le alakası olmayan bir durumdu. Kalktım ve ışığı aktım. Ancak odamın içerisinde hissettiğim ve nefeslerini duyduğum varlıkların halen orda olduklarından emindim.
Bu yazdıklarım ve yaşadıklarımın çok daha fazlasını, 55 yıllık ömrümde sayısız şekilde ve farklı olarak yaşadım. Halende yaşamaya devam ediyorum. Reel hayat ile hayal dünyam arasında bir türlü dengeyi kuramıyorum. Bu durumu " ve tanrı intihar etti " ile " Ruhların parmakları " isimli kitaplarımda yazdım.
Birkaç örnek ile yazımı bitiriyorum ;
Yıl 2002 – 2003, süreci duru görüde deniz, gemiler, görürdüm. İstanbul'u görüyordum. Küçük bir kız çocuğu görüyordum. 2004 yılının ilk aylarında hiç planda yok iken ani bir kararla İstanbul' a geldim. 2004, 2005 ve 2008’e kadar İstanbul da yalnız yaşadığım evde sürekli olarak hiç tanımadığım yerleri hem rüyalarımda hem de duru görü hallerinde görüyordum. Aynı zamanda küçük kız çocuğunu görmeye devam ediyordum. Yaşım elli olmuştu. Eşim ve çocuklarım Kahramanmaraş tay dı. Ne yeniden evlenmek düşüncem ne de kız çocuğum vardı. Anlam veremedim. Çünkü Bu yıllarda yaşadığım duru görü hallerinde gördüğüm ev tipleri, sokaklar yabancı idi. Bildiğim yerler değildi. 2008 yılında Almanya da yaşayan Alman vatandaşı bir hanımla tanıştık. İki oğlu vardı. Evlenmeye karar verdik. Amacı İstanbul’a yerleşmekti. Bu amaçla yayın evi açtık. Ve evlendik. Ancak onun Türkiye’ye gelmesi oğullarının okulu sorun olduğu için mümkün olmadı. Almanya' ya döndü. Gel git yapmaya başladı. Bu arada hamile idi ve doğum yaklaşmıştı. Bu durumda ben mecburen Almanya ya gittim. O zaman hayretle gördüğüm ilk şey caddeler sokaklar ve ev tipleri duru görü hallerinde gördüğüm yerlerdi. Bu arada bir de kız çocuğum oldu.
Bir çok insan bu benim yaşadıklarımın benzerini yaşamıştır. Bunların dışında dünyanın birçok yerinde yaşanan olaylarla ilgili olarak yaşadığımız haller, burada anlatsak bile inandırıcı gelmeyebilir. İnsanların suizannına sebep olmamak için daha fazla yazmak doğru olmayacağı kanatindeyim. Muhsin Yazıcıoğlu rahmetlinin helikopter kazası ile ilgili, haberin yayıldığı ilk iki saat içinde bu günlerde daha yeni tartışılan olayları ben yazmıştım. Kazadan iki saat sonra yazdıklarımın hepside günler sonra Meclis Araştırma komisyonu tarafından tek tek ortaya çıkarılıyor. Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisinde, saldırı öncesi ve sonrası yaşanan, ancak orda olanların bile anlamadığı, sadece hissettikleri olayları ilerdeki günlerde sizlerle paylaşabilirim. Ama dediğim gibi inanmak istemeyenler için sözümüz yoktur. Sadece düşünmek gerek suizan dan ALLAH’A SIĞINMAK GEREK.

 

 

 




Etiketler : astral, seyahat, zararları, mehmet, alperen,



Bu Haber Toplam 16071 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
Bu habere toplam (10) yorum eklenmiştir.
03 Eylül 2014 Çarşamba 12:31
Lena bursa
Iki yaşını nasıl hatırlıyorsun ve arının dilini nasıl gördün hemden iki yaşında ben bu yaşta arı dili filan görmedim hahahshshahahahaha
 
27 Haziran 2014 Cuma 12:04
riske atmayalım
Bence kendimizi hiç tehlikeye atmamalıyız ne gereği var ya kötü birşey olursa hayatımızı bu basit şey için riske atamayız ama ben çok gazla bilinçsizce astral seyahat yapıyorum yaklaşık 8-9 saniye sonra yerimden fırlayarak uyanıyorum.
 
10 Aralık 2013 Salı 19:47
seray
Ben ilk astral seyahitimi bebekken 2 yaşında yapmıştım ama ben kendimi kontrol edebiliyorum sadece çok düşünürsem yapıyorum ve hayatımda sadece 3 kez yaşadım orda bi uzaylıyla bile tanıştım bi iki cin gördüm ama o ne cin ne insan ne de şeytandı dili farklı arı diline benziyo yaşlı biriydi dilini bilmiyodum ama beyinsel iletişim kurduk bana hemen donmem gerektiğini oranın çok tehlikeli olduğunu gösterdi ve zamanın azaldigini filan soyledi biseyler daha soyledi ve sonra derhal uçup bedenime girdim tam vaktinde girmisim cunku bedenimi (galiba beden insanlar dunyasina yani boyutuna ulasmak icin birnevi kapi gorevinde) beni tutmaya ve cikarmak icin iki saat zorladilar ama sonunda uyandim kimseye tavsiye etmem o gun o uzayli olmasaydi ve zamaninda cikmasaydim belki de cok kotu seyler olacakti...
 
Yorum Ekle Diğer Yorumlar (7) Yukarı
 

Volkan Konak'ın RTE tepkisi
Volkan Konak'ın RTE tepkisi

Güvenlik zirvesi bitti
Güvenlik zirvesi bitti

Borç taksitlendirme tarihleri
Borç taksitlendirme tarihleri

Hacı kafilesinden kötü haber
Hacı kafilesinden kötü haber

Aysal'a Cimbom ağır geliyor
Aysal'a Cimbom ağır geliyor

Dikkat frekanslar değişiyor
Dikkat frekanslar değişiyor

Sütlüce tüneli gün sayıyor
Sütlüce tüneli gün sayıyor

Örtüye tek tek kapılar açılıyor
Örtüye tek tek kapılar açılıyor

Topluca MHP'ye katılıyorlar
Topluca MHP'ye katılıyorlar

Bedellide yaş ve para açıklandı
Bedellide yaş ve para açıklandı

 
Sizce, hangi operatör daha iyi hizmet veriyor?
Avea
Vodafone
Turkcell
Türk Telekom
Ahmet Erçakır
GTSÇÖ -8 Anayasa
P.Ümran DURAN
MEDRESE VE KURAN KURSU ŞART!
Sevgi Nihan AKINCI
Rabbim yol boyunca bırakmasın ellerimizi...
Fuat Türker
KARARLILIK
Dr.İbrahim Ethem AFŞİN
Astım Nedir?
Dr.Bekir ÇAKMAK
ROTAVİRÜS AŞISINI İHMAL ETMEYİN!
Nuran KESEN
Kendimizi Uyandırmak lazım
AHMET HAZAR MEYDANCI
   Tüm Yazarlar
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: