Ziyneti Kocabıyık

Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde alerjilerin son 10 yılda 2 kat arttığını söyleyen Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, çocuklarda en sık besin alerjilerinin görüldüğünü belirterek, “Fark edilmeyen alerjik durumlar, çocuğun büyümesini ve gelişimini engelliyor” dedi. Toplumda her 3 kişiden birinin alerjik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şekerel, “Modern hayat ve özellikle çocukların fazla hijyenik ortamlarda yetiştirilmesi alerjileri artırdı” dedi. 

EN ALERJİK İNEK SÜTÜ

Alerjinin, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye´de de oldukça yaygın görüldüğünü belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülbin Bingöl “Ülkemizde 6 milyon 459 bin 0-4 yaş arası çocuğun 350 bininde besin alerjisi var. Erken bebeklik döneminden itibaren görülebilen alerji hem ailelerin hem de bebeklerin ve çocukların hayatını çok yakından ilgilendiriyor. Yapılan araştırmalara göre günümüzde bebeklerin yüzde 6´sının, çocukların yüzde 4´ünün, ergenlerin yüzde 2´sinin ve yetişkinlerin yüzde 1´inin besin alerjisi var” dedi. Besin alerjilerinin yüzde 40´ını en temel besin maddesi olan inek sütü oluşturduğuna işaret eden Prof. Dr. Bingöl “İnek sütü dışında, hayatın daha ileriki aylarında karşılaşılan yumurta, buğday, balık kuruyemişler, kuru baklagiller, susam, mercimek gibi gıdalar da alerjiye yol açabilir. Mesela anne sütü alamayan 3 aylık bir bebeğin beslenmesinin yüzde 100´ünü inek sütü bazlı mamalar oluşturur. Besin alerjili hastalar duyarlı oldukları bir besinle karşılaştıklarında hayatı tehdit eden reaksiyonlar yaşayabilirler. Bu yüzden alerjinin farkında olmak çok önemlidir” dedi.

ÇOCUK BÜYÜMÜYORSA 

Temel besin maddelerine karşı alerjik olan çocukların bunları tüketemediği için sağlık için gerekli vitamin, mineral ve proteinleri vücuda alamadığına işaret eden Prof. Dr. Şekerel, bazı alerjilerin sessizce ilerlediği için teşhis ve tedavi almadığını belirterek “Bazı alerji türleri bağırsaklardan proteinin kaybolması ile kendini gösteriyor. Kanda protein düşüyor, çocukta şişlikler ve büyüme gerilikleri oluşuyor. Bazı türlerinde ise çocuğun bağırsakları fazla çalıştığı için çok dışkı yapıyor ve  besin maddelerinin bağırsaklardan emilmesine yeterli zaman kalmıyor. Bu da büyüme geriliğine yol açıyor” dedi.  Çocuğun gelişimini engellediği için besin alerjilerinin son derece önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Şekerel, besin alerjilerinin uygun şekilde yönetilmesi sayesinde hayat kalitesini korumanın mümkün olduğunu belirterek “Bugün 2 yaş altı çocuklarda inek sütü proteini alerjisi varsa o çocuklarda yerine koyabileceğimiz formül mamalar var” dedi. Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği ve Abbott´un iş birliği ile toplumu alerji konusunda bilgilendirmek amacıyla ‘Alerji Hedefte´ projesinin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Şekerel, en doğru bilgiye proje kapsamında hazırlanan www.alerjihedefte.com websitesi´nden ulaşılabileceğini  de sözlerine ekledi.

ÇOCUĞU ÇOK KORUMAYIN

Besin alerjileri daha çok gelişmiş ülkelerde ve büyük şehirlerde görülüyor; bunun sebepleri endüstrileşme, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, aşırı hijyenik hayat ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı… Modern hayatın aşırı korumacı yaşantısı içinde büyüyen çocuklarda bağışıklık sisteminin yanlış tepkiler üretmesi daha sık görülüyor.

HER ZAMAN KAŞINTI OLMAZ

Besin alerjisinin vücutta çok farklı sistemleri etkileyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Şekerel, bu yüzden belirtilerin de farklı olduğunu ifade etti. Kısa dönemde deride döküntü, kaşıntı; sindirim sisteminde kusma, bulantı, ishal, karın ağrısı, kabızlık; solunum sisteminde öksürük, hırıltı, burun tıkanıklığı, aksırık gibi şikayetlerle kendini gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Şekerel, bazı durumlarda halk arasında alerjik şok denilen ve hayatı tehdit eden tablonun da ortaya çıkabileceği konusunda ikazda bulundu. Prof. Dr. Şekerel “Alerji, farklı sistemleri tuttuğu için herkes başka şeyleri tedavi etmeye çalışıyor. İshal olunca mikrop kaptı diye düşünüyorlar ve antibiyotik veya paraszit ilaçları veriyorlar; deri olunca egzaması var diye düşünüyorlar. O yüzden de teşhiste sıkıntı yaşanıyor” diye konuştu.

İLERİ YAŞTA DA ORTAYA ÇIKABİLİR

Alerjinin her yaşta ortaya çıkabilen bir bağışıklık sistemi bozukluğu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bülent Şekerel “Besin alerjisi ileriki yaşlarda da ortaya çıkabilir. Bebeklikte görülen alerji çoğunlukla büyüdükçe geçer. Fakat bu kişiler hayatlarının ilerleyen yıllarında farklı alerjiler geliştirebilirler. Eğer alerjik bünyeniz varsa ve bebeklik çağında besin alerjiniz olduysa, ileride bu durum polen, alerjik rinit veya astım şeklinde yeniden ortaya çıkabilir” dedi.