Batı´nın İkiyüzlülüğünü Gözler Önüne Serdi
Entelektüel bilgi birikimiyle öne çıkan gazeteci Serkan Üstüner, Batı´nın Türkiye´ye karşı takındığı tavrı sorguladı.
Tarih: 3.6.2016 16:43:56/ 423okunma / 0yorum

Batı, Osmanlı Devleti´nin dünya tarih sahnesinde zayıflayıp ardından çekilmesinden sonra kendi aralarında pay ettikleri coğrafyalara kan, gözyaşı ve bereketsizlik getirmiştir. Haçlı seferlerinin ortaya çıkmasının nedeni de asla ve asla dini nitelikte değildir. Bunun asıl sebebinin; aç kalan Avrupalının Doğu´nun (Müslümanların) tüm topraklarını işgal etmek ve zenginleşmek olduğu bilinen bir gerçektir.
 
Sadece Almanya´nın değil tüm Avrupa´nın fikri temellerinin tohumunu atan Hegel´e göre devletlerin uyuşmazlıkları savaşla çözülebilir; bir devlet diğer bir devletle “doğa”ya baktığımız gibi bakmak mecrubiyetindedir. Yani kurdun kuzuya baktığı gibi. Bu yüzden de devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde hukuki ve ahlaki kavramlar geçerliliğini yitirir. Her devletin çıkarı, kendi en yüksek yasasıdır.

Batı dediğimizde yakın dönemde tüm dünyaya dayatılan birçok yalanlar silsilesinin bir manzumesi olduğunu görüyoruz.

Batı´nın hümanizm ambalajıyla paketlenerek servis edilen bir medeniyet olduğu algısı son yüzyılda öyle ya da böyle başarılı olmuştur.

Atilla´nın sürdüğü barbar kavimlerin oluşturduğu bir coğrafyadan ve ondan ortaya çıkan bir sinerjiden ne kadar insanlığa dair geniş düşünceler bekleyebiliriz?

ŞİDDET ÜZERİNE KURULU BİR İDEOLOJİ

Batı´nın tüm ideolojisi Haçlı seferlerinden bu yana şiddet üzerine kuruludur. Batı dairesi içine alacağımız Amerika da aynı vahşi düşüncenin ürünü olarak tarih sahnesine çıkmış ve şimdiye kadar çizgisinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

Küçük bir örnek verecek olursa, Kristof Kolomb, Amerika yerlileri ile ilk karşılaştığında günlüğüne bakınız neler yazmış;

“… Yerliler, son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip oldukları herhangi bir şey istendiğinde hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insan yoktur. Her zaman gülüyorlar. Elli adamla bu halkın hepsi boyunduruk altına alınabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”

AMERİKA´NIN YAPTIĞI SOYKIRIM

Bir fikrin tezahürünü ortaya koyması açısından ibretlik bir kanıt değil mi? Evet Amerika´da sonrasında 1500´lerde Napituca katliamı ile başlayan vahşet 1930´lara kadar sistematik olarak devam etti ve neticesinde o toprakların asli çocukları soykırıma tabi tutularak yok edildi.

Vahşi Amerika´nın bir özeti olan ve tarihi vesika niteliği arz eden o meşhur makaleden bahsetmeden olmaz.

Washington Post gazetesinin 1898 yılında yayımlanan baş makalesinde Amerika´nın kuruluş felsefesi kalın puntolarla çizilmiştir.

“Yeni bir bilinç kazanmaya başladık – gücümüzün ne olduğu konusunda bir bilinç ve bu bilinçle birlikte gücümüzü gösterebilmek için yeni bir iştah kazanmış durumdayız… Hırs, çıkar kavgası, toprak açlığı, gurur, savaş sevinci, her ne ise, bu yeni duygu ile canlanmaya başlamış bulunuyoruz. Artık garip bir kaderle yüz yüze geldik. Halkın ağzında bir imparatorluk olmanın tadı var, tıpkı ormanda yaşayıp kan tadı almak gibi bir şey bu…”

Batı aynı zamanda bencildir ve asla asla “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” anlayışını hiçbir zaman kavrayamayacaktır.

Bencil bir ruhta şekillenen ilk belirgin özellik de açgözlülüktür. Sürekli doymama hissi Batı´nın tüm damarlarında gezdiğinden sürekli kendilerine sömürülecek toprak bakmışlardır.

Osmanlı Devleti´nin dünya tarih sahnesinde zayıflayıp ardından çekilmesinden sonra kendi aralarında pay ettikleri coğrafyalara kan, gözyaşı ve bereketsizlik getirmişlerdir.

"HAÇLI SEFERLERİ DİNİ DEĞİLDİR"

Haçlı seferlerinin ortaya çıkmasının nedeni de asla ve asla dini nitelikte değildir. Aç kalan Avrupalı´nın Doğu´nun (Müslümanların) tüm topraklarını işgal etmek ve zenginleşmek olduğu bilinen bir gerçektir.

Avrupalı´nın nasıl bir durumda olduğuna bir örnekte İngiltere´den verelim: İngiliz seyyah Aleksander Burns, 1832 yılında Buhara seyahatinden döndükten sonra şöyle yazmış:

“Asya halkına has tabii bir cömertliğe, münevver Avrupa´da rastlanamaz. En üst tabakasından itibaren en alt tabakalara kadar her şey, bir dilim ekmeğe varıncaya kadar bölüşülür. Müslümanlarda itibarlı kişilerle fakir kişiler arasında fark mevcut değildir, bilhassa devletle olan ilişkilerde Han bir köylü kadar sadedir.”

Burns´un bu gözlemleri yaptığı dönem, Türkistan´da sosyal düzenin en geri olduğu dönemdir. Düşünün ortada öyle bir trajedi vardır ki, Moskova´da yaşayan insanların yaşadığı ağır sefalete aldırış etmeyen Rus ve Sovyet ideologlar, bu ülkeye uygarlık götürmekten söz ediyorlardı.

TEK ÇÖZÜM SAVAŞ MANTIĞI

Sadece Almanya´nın değil tüm Avrupa´nın fikri temellerinin tohumunu atan Hegel´e göre devletlerin uyuşmazlıkları savaşla çözülebilir; bir devlet diğer bir devletle “doğa”ya baktığımız gibi bakmak mecrubiyetindedir. Yani kurdun kuzuya baktığı gibi. Bu yüzden de devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde hukuki ve ahlaki kavramlar geçerliliğini yitirir. Her devletin çıkarı, kendi en yüksek yasasıdır.

Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Ben barış değil, kılıç getirmeye geldim. Çünkü ben oğulla babasının, kızla annesinin, gelinle kaynanasının arasına ayrılık sokmaya geldim. İnsanın düşmanları kendi ev halkı olacaktır.

Matta İncili´nden 731

Evet yukarıda tanımladığımız tüm örnekler Batı´nın gerçek yüzünü ortaya koymak içindi. Bugün Fransa´da yaşanan şiddet sarmalında kendi halkına eziyet eden Fransa hükümeti Türkiye´de yaşanan terör olaylarına ise başka bir gözle bakıyordu.

Kendi evinde ise küçük bir protestoya bile tahammülü olmayan Batı´nın bu iki yüzlü tavrı yeni ortaya çıkmış bir durum da değil.

Gezi terörizminin 3. ölü yılını geçirdiğimiz bu vakitlerde 3 yıl önce yaşanan küresel bazlı terör oyununda özellikle Almanya, ABD ve Fransa´nın nasıl ikircikli bir tutum sergilediğini hep beraber gördük.

Misal kendi içinde yaşanan olaylara dini bir kılıf bulmazken diyelim ki İspanya´daki Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA pek çok Avrupa ülkesi tarafından terörist bir organizasyon olarak kabul edilir. Amerika´daki çeşitli ırkçı gruplar, Hindistan´da Tamil gerillaları, baktığınızda Batı´nın bu olayları Hıristiyanlığın yahut başka bir dinin belli bir yorumuyla ilişkilendirmediğini görüyoruz. Halbuki benzer bir şey Müslüman kimlikli birisi tarafından yapıldığında derhal bu tür olaylar İslam dini başlığı altında dünyaya servis ediliyor. Bu anlamda açık bir çifte standardın olduğunu ifade etmek lazım.

İşte ortaya koymaya çalıştığımız da tam da bu tür bir gerçekliktir. Gerek ABD gerekse Batı yaptıkları katliamlara ve uyguladıkları şiddete devamlı bir kılıf bulmayı başarmışlardır.

300 YIL SONRA ATILAN EN ÖNEMLİ ADIM

Doğu´nun bağımlı ya da yardıma muhtaç ülkelerinden de hiçbir ses çıkmamıştır. Türkiye´nin Erdoğan´lı yıllarıyla beraber bu durum değişmiş, artık başka bir şekil almıştır. Fransa´daki olaylardan rahatsız olduğunu söyleyen bir Dışişleri Bakanlığı´mızın olması ve devletin en üst temsil makamında bulunan Erdoğan´ın Batı´nın ikiyüzlü tavrına karşı yüksek perdeden konuşması ve hiçbir ön koşul olmadan ayar vermesi 300 yıl sonra atılan önemli adımlardır.

Bunlar devlet refleksine yeniden kavuşmuş olmanın önemli göstergeleridir. Çünkü Batılı ülkeler 1800´lü yıllardan beri her istediğini yapabilme özgürlüğünü kendinde hisseden bir tavır içindeydi.

Evet Batı´nın gözünden insanın hiçbir değeri yoktur ve insan sadece kullanılmak için vardır. Bizde ‘insanı yaşat ki, devlet yaşasın´ felsefesine karşı onlarda ise Napolyon´un söylediği şu sözler geçerlidir:

“Askerler ölmek için vardır; … bir milyon adamın hayatına zerre kadar değer vermem.”

Serkan Üstüner Zaman gazetesinde yazmaya başladıSerkan Üstüner Zaman gazetesinde yazmaya başladı

 








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İşte Jüpiter´in En Yeni Fotoğrafları
İşte Jüpiter´in En Yeni Fotoğrafları
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Jüpiter´in çekilen yeni fotoğraflarını paylaştı.
İşte Türklerin İlk Basılı Atlası
İşte Türklerin İlk Basılı Atlası
Norveç Ulusal Kütüphanesi´ndeki depoda uzun yıllardır saklanan atlasın, Türklerve Müslümanlar´ın ilk basılı atlası “Cedid Atlas Tercümesi” (1803) olduğu belirlendi
Eğer Onu Dinleseydik Bunları Yaşamazdık!
Eğer Onu Dinleseydik Bunları Yaşamazdık!
Orhan Osmanoğlu: Abdulhamid Han yüz sene sonrasını görmüş
İstanbul İlkleri Bu Tarihte Yaşadı
İstanbul İlkleri Bu Tarihte Yaşadı
İstanbul´da ilk plaj nerede açıldı, ilk ‘alo´ sesi nerede duyuldu,
Bu Açıklamayla Yer Yerinden Oynayacak
Bu Açıklamayla Yer Yerinden Oynayacak
Mahmut Övür bugünkü yazısında FETÖ - CIA bağlantısına ilişkin çarpıcı bilgi ve isimlere yer verdi.
Eşref Paşa´nın Ardında ki Gerçek
Eşref Paşa´nın Ardında ki Gerçek
1933 yılında Malatya´da dünyaya gelen Org. Eşref Bitlis 17 Şubat 1993 tarihinde uçağının düşmesi sonucu şehit oldu.
Fettullah Gülen nasıl Şeytanlaştı?
Fettullah Gülen nasıl Şeytanlaştı?
Paranormal Psikiyatrist Erol Tangut, “Fettullah Gülen´in lanetler yağdırdığı duasına âmin diyen herkese, bu dua geri dönecektir” dedi.
Huzur Evinden İbretlk Mektup
Huzur Evinden İbretlk Mektup
Huzurevinde Ölen Kadının Geride Bıraktığı Mektup Herkesi Ağlattı
Tarla´da Villa Hayalleri Suya Düştü
Tarla´da Villa Hayalleri Suya Düştü
Yonca tarlasında bin 400 yıllık mozaik
Erdoğan, Darbecilerin Dersini 18 Yıl Önce Vermiş;VİDEO HABER TIKLA İZLE
Erdoğan, Darbecilerin Dersini 18 Yıl Önce Vermiş;VİDEO HABER TIKLA İZLE
´Darbeyle karşılaşırsanız ne yapardınız?´ sorusuna Erdoğan´dan cevap
CIA Gülen´i Böyle keşfetti!
CIA Gülen´i Böyle keşfetti!
CIA, Gülen´i nasıl keşfetti?
İncirlik´ten Dünyaya Mesaj:Oyun Bitti
İncirlik´ten Dünyaya Mesaj:Oyun Bitti
İncirlik´in girişine İngilizce afiş: Oyun bitti
19 Mühendis Alınacak
19 Mühendis Alınacak
Milli Tren Projesi için 19 sözleşmeli mühendis alınacak
SGK, 50 müfettiş yardımcısı alacak
SGK, 50 müfettiş yardımcısı alacak
Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Apaydın, Twitter´dan yaptığı açıklamaya göre SGK 50 müfettiş yardımcısı alacak.
TEMSAN, 63 işçi alacak
TEMSAN, 63 işçi alacak
Temsan,işçi alımı için ilana çıktı
TCDD 295 işçi alacak
TCDD 295 işçi alacak
TCDD Daimi işçi alacağını duyurdu
Merkez Bankası ve BDDK 74 personel alacak!
Merkez Bankası ve BDDK 74 personel alacak!
Ekonomin kilit kurumlarının başında gelen Merkez Bankası ve BDDK toplam 74 personel alacak. 74 personelin 32´si BDDK´ya 42´si de Merkez Bankası´na alınacak. Merkez Bankası´na alınacak personelin 30´u ise güvenlik gürevlisi olacak. İki kurumun verdiği ilan
KPSS Şartsız 30 Bin 800 Memur Alınacak
KPSS Şartsız 30 Bin 800 Memur Alınacak
2017 KPSS´siz KPSS sınavsız 30 bin 800 personel memur alım başvuru şartları nedir
Aile Bakanlığı 1500 Personel Alacak
Aile Bakanlığı 1500 Personel Alacak
Aile Bakanlığı 2018 Yılında 1.500 ASDEP Personeli Alımı Yapacak
Kamuya 74 bin personel alınacak!
Kamuya 74 bin personel alınacak!
Kamu kurumlarına memur, işçi ve diğer kamu personeli olmak üzere 3 statüde alım yapılacak.
Merkez Bankası, 12 Ekonomist Alacak
Merkez Bankası, 12 Ekonomist Alacak
Merkez Bankası, 12 ekonomist istihdam edileceğini bildirdi.
5 İl KPSS´siz Bekçi Alacak
5 İl KPSS´siz Bekçi Alacak
KPSS´siz 3 bin 150 bekçi alınacak
140 Bin Eleman Aranıyor
140 Bin Eleman Aranıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın başlattığı istihdam seferberliğiyle 2 milyonu aşkın kişi iş sahibi olurken, 140 bin elemanın arandığı da belirtildi.
ÖSYM Sözleşmeli Personel Alacak
ÖSYM Sözleşmeli Personel Alacak
ÖSYM sözleşmeli bilişim personeli alımı yapıyor!
TÜM İLANLAR
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:26 08:12 13:08 15:29 17:47 19:20
İstanbul
Bulutlu
Bugün
15 / 12 °C
Güneşli
Perşembe
15 / 11 °C
Rüzgarlı
Cuma
15 / 12 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın, böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.

DUVARA ÇİVİ ÇAKARKEN
İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun

Hz. Muhammed
Dünyanın en kısa uluslararası köprüsü Kanada ile ABD´yi birbirine bağlayan 10 metrelik köprüdür.

10 METRELİK KÖPRÜ
1983 45. Türkiye Cumhuriyeti Hükümet 1. Özal Hükümeti (13 Aralık 1983 - 21 Aralık 1987) göreve başladı.