BIRAKIN KAVGAYI, HÜMANİZMDE BİRLEŞELİM
Tarih: 9.1.2016 21:33:03 / 2761okunma / 0yorum
Mehmet Sebih Altun
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çatışmalar ve ölümler devam ediyor. Buna dur demek isteyen her ne kadar insan varsa hiç birisi başarabilmiş değil.Meclis çalışmaları silahları susturma hariç diğer işlevlerine devam ediyor.Oysa insan hayatı en öncelikli sorun olmalıdır.Her gün insanlar hayatını kaybederken başka işlerin varlığı ve ya yokluğu ne kadar değer kazanabilir ki?Öncelik amaç insan hayatı olmalı.İnsan hayatına kasteden unsurların sorunları çözülmeli.
                 Evladını kaybeden bir anne babaya dünyanın en güzel yasalarını çıkarırsanız ne faydası olabilir ki?
                 Evladını geri getiremediğiniz babaya neyi nasıl anlatabilirsiniz?
                 Kendi içinde sorunlarını halledemeyen bir ülke konumuna düştüğünüz zaman dünya sorunları ile alakalı fikir belirtmeniz ya da dünya da savaşa hazırlanan iki ülkeyi barıştırma çabası içine girmeniz neyi ne kadar değiştirebilir ya da ne kadar etkili olabilir?
                 Kendi oğlu askere gitmemiş ve dünya zevkine düşmüş bir lider oğlunu kaybetmiş asker ailesine ne kadar teselli verebilir?
                 Kendi ırkını kutsallaştırıp tüm olanakları seferber eden bir anlayış başka ırkların yaşadığı bir zindan hayatını nasıl empati kurup anlayabilir ki?
                 Ülke bu kadar karışıkken hiç bir şey olmamış gibi hayatını sürdüren vekiller, vekilliğin ehemmiyetini ne kadar kavrayabilir ki?
                 Dost eli uzatmak yerine, kardeşine silah uzatan bir anlayış varken; birlik beraberlik ve barıştan söz edilebilir mi?
                 Ülkenin doğusu sokağa çıkma yasakları ile ateş altındayken, batısı yılbaşı kutlamalarıyla hiç bir şey yokmuş gibi zevkine bakarken eşitlikten bahsedilebilir mi?
                 Bu kadar birlikte yaşama kültürüne karşı olumsuz etkiler türeten etkenler söz konusuyken hiç bir şey söylenmeden durulamaz.Sorunların çözümü bariz ortadayken birbirini katleden insanlık anlayışı başarı sağlayamaz.Tüm olumsuz etkenler hayatımızı etkisi altına almışken kardeşlik olgusu nasıl da can çekişiyor merhametsiz avuçlarda.Ölen çocuklara, kadınlara, yaşlılara, güvenlik güçlerine sevinen merhamet ve insanlıktan yoksun liderler, sokağa çıkma yasaklarına direten vicdan sahipleri ve halen barış ve kardeşlik naraları atan faşizan düşünceli insanlık kendini değiştirmedikçe insan ve iman sahibi bir kalp olamaz.
                Kardeşler kavgaya tutuştururken büyükler ayırıp yaptıklarının büyük bir terbiyesizlik ve kardeşlik olgusuna yakışıksız bulurlar.Gerekirse bunu yapmamaları için birer tokat bile atarak kesin bir telkinde bulunurlar.Ortada var olan problemi çözmek adına görevlerini yerine getirip daha fazla ortamın gerilmesini önlerler.
                Oysa şimdi birbirlerini katleden bu güruh bastırılması gereken bir olaydan ibaretken aksine her iki tarafa da silah verilerek birbirlerini vurmaları için talimat veriliyor neredeyse.Kendi koltuklarında dünya ya dalmış gafiller çözüm için bir adım bile atmıyorlar.Karşı tarafı yok saymaktan öteye gitmiyorlar.Adım atanın ayağını kesiyorlar.Kendileri de adım atmaktan acizler.
                 Gelin bu kavgayı bitirelim. El ele verelim. 
                 Bütün ayrımcı politikaları bir yana bırakıp hümanizmde birleşelim.Bütün değerlerimizi insanlığın gerekliliklerine göre yeniden inşa edelim.İnsan haklarının evrensel değerleri ölçüsünde gereken hak ve özgürlükleri korkusuzca paylaşalım.
                 İnsana verilen değerin ölçüsü, yaşamsal koşulların iyileştirildiği kadardır.Bütün yaşamsal koşullar eşit şekilde yaşatılmalıdır.
                 Kendi inanç, dil ve ideolojik yapıların dışındakilere kapalı olunmamalıdır.
                 Bütün tarafları mozaik değerler çerçevesinde değerlendirip var olması gerekliliği kabul edilmelidir.Diğer tüm unsurları dışlayıp egosunu tanrılaştırmamalıdır.
       
                 Hümanizmde birleşen bileşenler birbirlerine karşı kesinlikle silah kullanmamalıdır.Sevginin dilini konuşmalıdır. Kardeşliğin tezini oluşturmalı, birlikte yaşama kültürünün tüm olanaklarını sağlamalıdır. 
                 Halk tabiriyle bırakın kavgayı, siz kardeşsiniz.Biz kardeşiz.Eğer birbirimizi anlarsak çok daha huzurlu yarınlara ulaşabiliriz. Silahla hiç bir sorun çözülmemiştir ve de çözülemeyecektir.Beraber yaşamanın tek oluru birbirini anlamaktır.
                 Birbirini anlamanın yolu da diyalogtan geçer.
                 Konuşalım.  
                 Birbirimizi anlayarak konuşalım.
                 Sevginin diliyle konuşalım.
                 İşte o zaman halolmayacak hiç bir sorun ortada kalmayacaktır..
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
TEKNOLOJİYE ESİR OLMAK (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
SESSİZ ÇIĞLIKLAR DÜNYASI (04 Şubat 2018 - Pazar)
ADAVETLE ADALET OLMAZ (16 Ocak 2018 - Salı)
VİCDANLARIN BİRLİĞİ (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
HAYAT EKSİ İKİ BUÇUK (Birinci Bölüm ) (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
GELECEĞE UZANAN TEHLİKELER (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
YENİ JENERASYON MANİFESTOSU (27 Ekim 2017 - Cuma)
MODERN KÖLELİK PARADOKSU (22 Ağustos 2017 - Salı)
Günümüz İnsan Düşünceleri (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
BEKLENTİLER VE GERÇEKLER (13 Ağustos 2017 - Pazar)
Evrende Güzel-Çirkin Algısı (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
NE GEREK VAR (22 Temmuz 2017 - Cumartesi)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (2 (21 Mayıs 2017 - Pazar)
MUTLULUĞA KAPATILAN KAPILAR (1) (09 Mayıs 2017 - Salı)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (2) (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
TOPLUMSAL MANİPÜLASYONLAR (1) (02 Nisan 2017 - Pazar)
HAYATIN ACIMASIZ YÜZÜ (23 Mart 2017 - Perşembe)
Yaşam Ve Sevginin Birlikteliği (12 Mart 2017 - Pazar)
BAHAR GELMELİ (05 Mart 2017 - Pazar)
EVET HAYIR FANATIZMİ.. (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
GÜNÜMÜZ DÜŞÜNCE EVRELERİ 1 (06 Kasım 2016 - Pazar)
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAYBOLAN HAYATLAR (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
DAYATILAN YENİ YAŞAM NORMLARI (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
İÇ SAVAŞ TELLALLARI VE PATLAMALAR (23 Ağustos 2016 - Salı)
SAVAŞLAR VE İNSANLIK (16 Ağustos 2016 - Salı)
EĞER DARBE OLSAYDI..! (29 Temmuz 2016 - Cuma)
Bu Baharda Barış Olmalı (13 Mart 2016 - Pazar)
Tek Kullanımlık Hayat Hakkı (06 Mart 2016 - Pazar)
Kentsel Dönüşümün Rantsal Hikayesi (23 Şubat 2016 - Salı)
Savaş Mı? Barış mı? (07 Şubat 2016 - Pazar)
Yeniden Başarabiliriz..! (31 Ocak 2016 - Pazar)
Barış Mahkum, Savaş Dışarda...! (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Adalet Yoksa, Adavet Olur..! (16 Ocak 2016 - Cumartesi)
Suriye´leştirilmeye Doğru (03 Ocak 2016 - Pazar)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
İstanbul
Bulutlu
Bugün
8 / 6 °C
Bulutlu
Salı
11 / 6 °C
Bulutlu
Çarşamba
12 / 7 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Peynirlerin küflenmemesi için kenarlarını tereyağı ile ovun.

PEYNİRLER NASIL SAKLANIR
Affetmek, zaferin zekâtıdır.

Hz. Muhammed
Kahve kelimesi, Arapça´da “çekirdeğin şarabı” anlamını taşımaktadır.

KIRK YILLIK KAHVE
1959 Londra Konferansı sona erdi. Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti´nin kurulmasını öngören Londra Antlaşması imzalandı. Konferansa Türkiye, İngiltere, Yunanistan başbakanları ile Kıbrıs Türk ve Rum cemaatleri liderleri katılmıştı. 3 Aralık´ta: Başpiskopos Makarios Kıbrıs Cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük de yardımcısı oldu. İngiltere Kıbrıs´ın bağımsızlığını tanıdı. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960´da oldu.