İslam´ın Kaynağı, Allah´ın Elçisine İndirdiği Kur´an´dır
Tarih: 28.3.2018 22:46:28 / 101okunma / 0yorum
Elif Nisa

İşte bunlar, Allah´ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah´tan ve O´nun ayetlerinden sonra hangi söze (hadise) iman edecekler? (Câsiye Suresi, 6)

 

Allah insanları sadece Kur´an ile haber verdiği emir ve yasaklardan sorumlu tutar. Sorumlu olduğumuz ve sorgulanacağımız kitabımız Kur´an Peygamberimiz(asm)´a levhalar, tabletler ya da yazılı sayfalar halinde verilmedi. Peygamber aldığı vahyi vahiy kâtiplerine yazdırdı. Yazıya geçirilmesi Allah´ın isteğinin bir sonucuydu.

 

Hadislere gelince; Kur´an´da Peygamberimizin sözlerinin yazılmasının Allah tarafından istendiğine dair bir ayet yoktur. Kur´an Allah´ın koruması altındadır. Allah bize Kur´an´ın korunacağı bilgisini veriyor ancak hadislerle ilgili böyle bir bilgi yok.

 

Hiç şüphesiz, zikri (Kur´an´ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (Hicr Suresi, 9)

 

Peygamberimiz (asm) Kur´an´ın en mükemmel uygulayıcısıdır. Tüm hayatı boyunca Kur´an´a uygun olarak yaşamıştır ve bizler için en mükemmel örnektir. Tüm uygulamaları, Kur´an´la mutabık sözleri ve müjdeleri bizim için son derece değerlidir.

 

Ancak hadis kitaplarına sonradan eklenmiş, Peygamberimiz (asm)´ın sözleri ve uygulamalarıyla hiç ilgisi olmayan bir kısım açıklamalar bulunduğu da bir gerçek. Bu sözlerin sahih hadislerden ayırt edici özelliği, Kur´an ile çelişiyor olmasıdır. Kur´an ile çelişen sözlerin, “Ey insanlar, ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah´a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran´ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran´ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım. (İbni Hişam, Siret 4) buyuran Peygamberimiz (asm)´a ait olması mümkün değildir.

 

Rivayet zinciri ile günümüze gelen birçok hadis hem Kur´an´la hem bilimsel gerçeklerle hem mantık ilkeleriyle ve hem de diğer hadis rivayetleriyle çelişiyor. Bütün bu rivayetlerin doğru olduğunu ispatlamak elbette mümkün değil. Aralarında uydurulmuş olanlar vardır. Ayrıca kitaplara girmiş birçok hadis birbiri ile de çelişiyor. Örneğin; Tirmizi´den alınan şu iki hadisten hangisi doğru?

 

“Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, syf 11)

 

“Ensar´dan bir adam Peygamber (asm)´ın mescidinde oturur, Peygamber(asm)´dan hadis dinler, hoşuna gider ama ezberleyemezdi. Bu durumdan yakındı ve şöyle dedi: ‘Ya Resûlullah! Ben sizden hadis dinliyorum, hoşuma gidiyor, fakat ezberleyemiyorum.´ Bunun üzerine Peygamber(asm), ‘elinin yardımına müracaat et´ buyurdu ve eliyle yazıyı işaret etti.” (Tirmizi, “İlim”, 12)

 

Peygamberimiz(asm)´dan nakledildiği iddia edilen hadisler ilk olarak Peygamberimizin vefatından 2-3 yüzyıl sonra kaleme alınmıştır. Kimileri bu bilgiyi reddediyor ve yukarıda verdiğim hadisler arasındaki çelişkiyi o dönem yazı malzemesinin az olduğu, en iyi yazı malzemesi deri olduğu için bazı sahabîlerin hem ayetleri hem de hadisleri aynı malzemenin üzerine yazabileceklerini düşünen Peygamberin, ayetle hadisin birbirine karışabileceği ihtimali üzerine hadislerin yazılmasını yasakladığı ile açıklıyorlar.

 

Bir başka sebebin de şu olduğu iddia ediliyor: “İslâmiyetin geldiği sıralarda Araplar arasında yazı bilenlerin sayısı azdı. Resûlullah, açtığı okullarda yazı öğrenimini hızlandırdı. Yazıyı yeni öğrenen sahabîlerin hadisleri yanlış yazdıklarını tespit etti. Kendi sözlerinin yanlış anlaşılmasının doğuracağı kargaşayı dikkate alarak hadislerin yazılmasını yasakladı.”

 

Yazıyı çok iyi bilen zeki, güvenilir ve dikkatli bazı gençlere ise Peygamberimizin, hata yapmayacaklarını bildiği için, özel izin verdiği öne sürülüyor.

 

Kuşkusuz bütün bu izahlar da birer iddia. Ve muhtemelen çok güvenilir de değil.

 

Bir hadisin gerçekten Peygamberimiz(asm)´ın sözü veya uygulaması olup olmadığını bilmek için Kur´an´a bakmamız gerekir. Eğer bir hadis, Kur´an ile mutabıksa, bu durumda doğrudur. Eğer geleceğe işaret eden bir hadis tahakkuk ettiyse, bu durumda yine doğrudur. Ama eğer söz konusu hadis Kur´an ile çelişiyorsa, bu konuda artık tereddüt yoktur: hiçbir şekilde doğru kabul edilemez.

(http://kuranyeterlidir.imanisiteler.com/pages/default.aspx )

 

Bugün bir kısım İslam toplumları için sorun, Kur´an´ı adeta terk edip yerine ‘mevzu hadisler´i yol gösterici edinmeleridir. Yani, Hz. Muhammed(asm) tarafından söylenmediği halde kasıtlı olarak onun hadisiymiş gibi anlatılan sözleri.

 

Bu hadisler, bir kısım Müslüman topluluklarda Kur´an´ın yerini alan ve yeni ve sahte bir din gelişmesine temel sebep oluşturan ana kaynaklardır.

 

Bu sistemin uygulamaları yüzünden kendilerince İslam´a ve Kuran´a eleştiriler yöneltmeye çalışanlar, “Müslüman” kimliğindeki pek çok kişinin gerçek İslam ve Kur´an ile neredeyse hiçbir bağlarının olmadığını göremeyip yanılıyorlar.

 

Tarihi kaynaklardan ve elimize ulaşan ilk hadislerden Peygamberimiz (asm) ve dört halife döneminde hiçbir yazılı hadis bulunmadığı biliniyor. Harevi konuyla ilgili olarak şöyle diyor: "Sahabe de tabiyun da hadisleri yazmıyor ama söz olarak aktarıyorlardı. Basit yazılı bir kaç metnin dışında bunun bir istisnası yoktur.”

 

Dört Halife de dönemlerinde hadis yazımına izin vermemişlerdi. Örneğin Hz. Ebubekir, Resulullah´ın vefatından sonra halkı toplamış ve onlara şöyle demişti:

 

“Sizler Allah´ın elçisinden farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmazlıklara düşecektir. Allah´ın elçisinden hiçbir hadis nakletmeyin. Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah´ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün.” (Zehebi, TezkiratulHuffaz 1/3; Buhari l.cilt)

 

Hz. Ömer´den bir nakil ise şöyle:

 

“Sizden önceki kavimleri hatırladım, onlar da kitaplar yazmışlar ve Allah´ın Kitabı´nı bırakarak onlara sarılmışlardı. Allah´ın Kitabı´na hiçbir şeyi karıştırmam.” (El Hatip, Takyıdul İlm; İbni Sad, Tabakat)

 

Hz. Ali de şu hutbeyi vermişti:

 

“Yanında hadis sayfaları bulunanlar gidip onları yok etsinler. Zira halkı helak eden olay, alimlerin naklettikleri hadislere uyarak Kuran´ı terk etmeleridir.” (İbni Abdül Berr, Camiul Beyanil İlm)

 

Sahabenin de büyük bir kısmı, Peygamberimiz(asm)´ın bu önerisini sıkı sıkıya korumuşlardı.

 

“Şeddad, İbni Abbas´a "Hz. Peygamber bir şey bıraktı mı?" diye sordu. O da ‘Sadece Kuran´ın iki kapağı arasında olanları bıraktı´ cevabını verdi.” (Buhari, K. Fezailul Kuran; Müslim, K Fezailus Sahabe; Ebu Davud, K. Fiten; Tırmizi K. Fiten)

 

Her dönem peygamberlerin tebliğ ettiği hak dine ilk karşı çıkanlar devrin sözde âlimleri, kendilerini din adına hüküm koyucu görenler ve toplumda yerleşik din dışı gelenek ve örflerin devamından çıkar sağlayanlar olmuştur. Peygamberimiz(asm) Kur´an´ı tebliğ ettiğinde de karşısına en çok engel çıkaranlar dönemin müşrikleri yani bağnazları idi. Allah´ın dininin kolaylığını, insanların üzerinden ağır zincirleri kaldırmasını, insanları yanlış kurallar ve örfler içinde boğulmaktan kurtarmasını, düşünüp araştırmayı emretmesini, merhameti, hoşgörüyü, sevgiyi, anlayışı hâkim kılmasını, tüm insanların eşit olmasını, kadına değer vermesini bir türlü kabullenemediler. Taassup sistemlerinin sarsılmaması için, Peygamberimiz(asm)´a hâşâ Kur´an´ı değiştirmesi için baskı bile yaptılar.

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi; o zaman seni dost edineceklerdi. Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, andolsun, onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin. Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın. (İsra Suresi, 73-75)

De ki: "Ben, sizin Allah´tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim." De ki: "ben sizin hevalarınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum." (Enam Suresi, 56)

Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "bundan başka bir Kur´an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım." (Yunus Suresi, 15)

Hadisleri "sahih" ve "zayıf" şeklinde ayırma çabası Buhari ile başlar. Ancak hadisler incelendiğinde, bu çabanın sağlıklı sonuç vermediği anlaşılır. Hatta tümüyle uydurma olan hadisler daha yaygınlaştırılmış ve sayıları artmıştır.

Bilinen hadis kitapları, hadisleri 6-7 nesil önce yaşamış insanların birbirine aktardığı iddia edilen zincirlerle naklederler. Öyle ki, hadisçilerin, hadis nakil eden şahısların doğru aktardıklarının sağlamasını yapacakları kişiler de hayatta değildir.

Hadis âlimleri de bu durumun farkındadırlar. Müslim, sahih olan, yani kesin doğru olduğu kanaatine vardığı her hadisi kitabına almadığını söyler (Müslim, 1. cilt). "Hadisler dinin kaynağıdır" diyen Buhari 600 bin hadis bilip 6000-7000 tanesini yani % 1´ini kitabına almıştır. Geriye kalan % 99´unun ise güvenilir olmadıklarına kanaat getirip kitabına almamıştır. Dolayısıyla burada, tüm İslam âlemi için hadislerin belli kişilerin kanaatine göre belirlenmiş olduğu sonucu çıkmaktadır ki,   hadisleri "dinin kaynağı" olarak kabul eden bir kesim için bu vahim bir durumdur. Çünkü başkaları için sahih hükmünde olan, fakat Müslim´in gerek duymadığı için kitabına almadığı diğer hadislerin bilgisine hiçbir zaman ulaşamayacaklardır. Bu arada hatırlatalım; bütün bu değerlendirmeler yapılırken, İslam´ın sahih, korunmuş ve değişmemiş mukaddes kitabı Kuran-ı Kerim bir kenara bırakılmış durumdadır.

 (http://kuranyeterlidir.imanisiteler.com/pages/default.aspx )

Mısırlı mütefekkir Ahmed Emin, hadis uydurmacılığının boyutlarını şu akılcı tespiti ile gösteriyor:

"İlginçtir ki eğer hadisleri açıklayıcı bir şekilde ele alacak olsak piramit biçiminde olduklarını görürüz. Piramitin tepesi Allah´ın elçisinin dönemi olup aşağıya indikçe piramitin eni artmaktadır. Piramitin temeline vardığımızda Peygamber (sav) döneminden ne kadar geniş olduğunu fark ederiz. Halbuki makul olan tersidir. Çünkü Peygamber (sav)´in yanında olanlar hadisleri en çok bilenlerdi. Sonra onların ölümüyle hadisleri bilenlerin sayısı azalacak ve bu şekilde üstteki piramit ters şekilde gelişecekti. Ama bizler Emevi dönemindeki hadislerin, bu dönemdekilerden daha kabarık olduğunu görüyoruz." (Ahmed Emin, Duhaul İslam)

Durum böyleyken, birbirinden farklı, hatta biri diğeriyle çelişen yüzbinlerce hadisin varlığı ve sahihliği, bazı hadis âlimleri arasında da muhalefete sebepti. Örneğin İkrime, Buhari ve meşhur birçok hadisçiye göre çok muteber bir nakilci iken, Müslim tarafından yalancılıkla suçlanmıştı. Benzer birçok örnekten belki de en ilginci, İslam´ın en meşhur hadis kitabı yazarı Buhari´nin, Hanefi mezhebi imamı Ebu Hanife´yi "gayri-sika" yani "güvenilmez" ilan edip, ondan tek bir hadis dahi nakletmemesidir. Yani en bilinen hadis âlimine göre en büyük mezhebin kurucusu güvenilmezdir,

Peygamberimiz(asm)´dan aktarılan ve Kur´an´ın ruhunu yansıtan muhteşem hadislerin arasına, uydurmaların karışmış olmasının dışında bir başka sorun ise hadislerin aktarılış şekilleridir. Hadislerin, Peygamberimiz(asm)´dan doğrudan aktarılan sözler olduğu zannedilir, oysa bu doğru değildir. Bunu hadis alimleri dahi iddia etmezler. Buhari başta olmak üzere pek çok hadisçi, hadisin sadece anlamının aktarılmasının yeterli olduğunu, asıl metni ezberlemenin şart olmadığını kabul etmişlerdir. Bu da aktarılan sözlere kişisel yorumların karışmasına sebep olmuştur. Kimi zaman hadisin başını ve sonunu bilmemek da önemli anlam kaymaları ortaya çıkarmıştır.

Örneğin, "Uğursuzluk üç şeyde olur; ev, kadın ve at" ifadeleriyle Peygamberimiz (asm)´a hadis atfedildiğini duyan Hz. Aişe (ra) şöyle konuşmuştur: "Allah´a yemin ederim ki Allah´ın elçisi bunu asla söylememiştir. O ancak şunu söylemiştir. ´Cahiliye ehli şöyle derlerdi: Uğursuzluk şu üç şeyde olur; ev, kadın ve at.”

Mezheplerin kurucuları, kuşkusuz değerli Müslüman âlimlerdir. Ancak şu da açıktır ki, dört mezhebin kuruluşunda da söz konusu hadisler etkili unsurlar olmuştur. Her biri kendi seçtikleri hadisleri kendi mezhepleri için esas kabul etmişlerdir. Dört imam, Kütüb-i Sitte´yi yani altı meşhur hadis kitabının toplandığı külliyatı yazan hadis imamlarının ölçülerinin dışına çıkarak kendi mezheplerini kurmuşlardır.

Hadis âlimleri ve mezheplerin sahih saydığı hadisler arasında bu kadar ayrılık varken, hadislerin asla reddedilemez olduğunu iddia edenler de ortaya çıkmıştır. Bu kişiler öncülüğünde, örneğin Buhari ve Müslim´deki tek bir hadisi bile inkâr edenin kâfir olacağı safsataları yayılmıştır. Daha da ileri giderek, hadislerin Kur´an ayetlerinin hükmünü kaldıracağını dahi iddia edenler çıkmıştır.

Sonuç olarak, Kur´an ile sağlamasını yaparsak;

Dinin hükümleri yalnızca Allah´ın indirdiği kitaplarla belirlenir.

Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? Hiç mi öğüt alıp-düşünmüyorsunuz? Yoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var? Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı. (Saffât Suresi, 154-157)

Her dönem Allah tarafından korunan ve tahrif edilemeyen tek kaynak Kur´an´dır.

Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez(Çünkü Kur´an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir. (Fussilet Suresi, 41-42)

Allah´ın elçileri sadece Allah´ın indirdiği kitapta yazanlarla hüküm verebilirler.

De ki: "Ey insanlar, ben Allah´ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O´nundur. O´ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah´a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah´a ve O´nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. (A´raf Suresi, 158)

Aralarında Allah´ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah´ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır. (Maide Suresi, 49)

Anahtar Kelimeler: İslam, Kaynağı, Allah, Elçisine, İndirdiği
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Yönlendirilmiş Evrim´ mi? (13 Kasım 2018 - Salı)
Kur´an´da Erkek İmtiyazlı mı?-II (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
Kur´an´da Erkek İmtiyazlı mı?-I (30 Ekim 2018 - Salı)
Yaşamın Sırrı Ölümde Gizli (20 Eylül 2018 - Perşembe)
Darwin Yaşıyor Olsaydı?.. (20 Eylül 2018 - Perşembe)
Hazırız (23 Ağustos 2018 - Perşembe)
Rahata Kavuştuğunda Allah´ı Unutanlar (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
Vatan Sağolsun (07 Ağustos 2018 - Salı)
Kur´an´ın İman Etmeyenlere Soruları-II (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Kur´an´ın İman Etmeyenlere Soruları-I (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
15 Temmuz (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
Allah´ın Muazzam Sanatı; Atom (14 Temmuz 2018 - Cumartesi)
Kişisel Gelişim Kılavuzu (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Allah Öğüt Alınabilecek Kadar Süre Tanır-II (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bayram İttihaddır (15 Haziran 2018 - Cuma)
Minafıkların Daveti (08 Haziran 2018 - Cuma)
Güzel Ahlâk ve Güzel Üslûp (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kudüs Davamızdır (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kâinatı Kuşatan Ayetler-I (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Münafık (01 Mayıs 2018 - Salı)
Yalnızca Allah´ın Rızası (29 Nisan 2018 - Pazar)
Elçiye İtaat-II (22 Nisan 2018 - Pazar)
Elçiye İtaat-I (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Adaleti Sağlamak İçin (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
Kurtuluş Kur´an´dadır (13 Mart 2018 - Salı)
İki Zaferden Biri… (08 Mart 2018 - Perşembe)
Sorular (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
ŞEHADET (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Münafıkla Mücadele (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
Çocuk İstismarı (02 Şubat 2018 - Cuma)
Kur´an´da Münafıklık-III (23 Ocak 2018 - Salı)
Kur´an´da Münafıklık-II (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Kur´an´da Münafıklık-I (12 Ocak 2018 - Cuma)
Üstün Gelecek Olanlar (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Türkiye´ye İlginç Ziyaretler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Deccaliyet Kan İstiyor (21 Aralık 2017 - Perşembe)
İttihad Olmadan Olmaz (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Tablonun Tamamını Görmeli (05 Aralık 2017 - Salı)
Allah Münafıklara Vadetti (23 Kasım 2017 - Perşembe)
İbret Verici İşaretler (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Vefa İmandandır (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Yoksulluk Lobisi (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
Kur´an ve Sanat-II (27 Ekim 2017 - Cuma)
Kur´an ve Sanat-I (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Gençleri Bekleyen Yeni Tehlike (10 Ekim 2017 - Salı)
RECM KONUSU (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Adalet Yapın: O, Takvaya Daha Yakındır (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Size Bir Uyarıcı Gelmedi Mi? (19 Eylül 2017 - Salı)
Mazlumların Umudu Türkiye (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Bayram Nasıl Bayram Olacak? (05 Eylül 2017 - Salı)
Samimiyet Kurtuluştur (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Dinler ve Savaş (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Kur´an´ın Evrenselliği (16 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Sevkiyat Var! (10 Ağustos 2017 - Perşembe)
MEDYANIN GÖREVİ (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
Zulmün Vebali Hepimizin! (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
15 Temmuz (20 Temmuz 2017 - Perşembe)
Tek Çözüm: İslam Birliği (06 Temmuz 2017 - Perşembe)
Eşcinsellik Tercih Değil Sapkınlıktır (29 Haziran 2017 - Perşembe)
HASRET (23 Haziran 2017 - Cuma)
Tadacaksınız Fitnenizi! (16 Haziran 2017 - Cuma)
Önemli Bir Konferansın Ardından-II (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan ve Kur´an (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Kur´an Yetmiyor mu?-II (17 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Kur´an Yetmiyor mu?-I (09 Mayıs 2017 - Salı)
Sevgi Peygamberi Örneğimiz Olsun (02 Mayıs 2017 - Salı)
Nasıl Hüküm Veriyorsunuz? II (25 Nisan 2017 - Salı)
Nasıl Hüküm Veriyorsunuz? -I (20 Nisan 2017 - Perşembe)
Kadına Dayak (14 Nisan 2017 - Cuma)
Haç ve Hilal Savaşı mı? (09 Nisan 2017 - Pazar)
Gençliği İyiye Yöneltmek (31 Mart 2017 - Cuma)
Kalplerdeki Korku (23 Mart 2017 - Perşembe)
Referandum Yaklaşırken (16 Mart 2017 - Perşembe)
CİHAD (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Vahid Olan Allah (01 Mart 2017 - Çarşamba)
Tesadüf Değil (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Madde ve Gerçekler (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
Ders Kitaplarında Evrim-II (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
İşkence Mağduriyeti (26 Ocak 2017 - Perşembe)
İnkârın Getirdiği Azap (17 Ocak 2017 - Salı)
Çocuk ve Ölüm (11 Ocak 2017 - Çarşamba)
Sevgi Birliği (06 Ocak 2017 - Cuma)
Münafıklar Gücü Nerede Arıyor? (28 Aralık 2016 - Çarşamba)
Deccalî Büyü (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Zaman Yaklaştı (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Hz İsa Nerede? (01 Aralık 2016 - Perşembe)
Hakkıyla Tevekkül Etseydiniz… (22 Kasım 2016 - Salı)
Üst Akıl; İngiliz Derin Devleti-II (15 Kasım 2016 - Salı)
Üst Akıl; İngiliz Derin Devleti-I (11 Kasım 2016 - Cuma)
Rumilik-II (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Rumîlik-I (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
Eşcinsellik Propagandası II (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Eşcinsellik Propagandası I (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
Kadına İftira (06 Ekim 2016 - Perşembe)
İmanı Sevmek Allah´ın Rahmeti ve Nimetidir (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Kendinizi Kandırmayın (22 Eylül 2016 - Perşembe)
MAKAN HIRSI (14 Eylül 2016 - Çarşamba)
Akıl Hâkim Olacak (09 Eylül 2016 - Cuma)
Şeytanî Ordu (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Terörün Dini Olmaz (16 Ağustos 2016 - Salı)
Haklarımıza Tecavüz Edildiği Zaman… (09 Ağustos 2016 - Salı)
Şehadet Nimettir (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Uyumuyoruz! (27 Temmuz 2016 - Çarşamba)
Kur´an´la Yaşayamadık… (07 Temmuz 2016 - Perşembe)
“Ölülerinize Sövmeyiniz” (01 Temmuz 2016 - Cuma)
Ramazan´a Özel Program (23 Haziran 2016 - Perşembe)
Merhamet Peygamberi (16 Haziran 2016 - Perşembe)
Bereket Sofrası (08 Haziran 2016 - Çarşamba)
İnsanat Bahçeleri (02 Haziran 2016 - Perşembe)
Beyni Yok Edilmeden Olmaz! (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
Zina İftirası (22 Mayıs 2016 - Pazar)
Derin İman (12 Mayıs 2016 - Perşembe)
Din ve Dünya İşleri (04 Mayıs 2016 - Çarşamba)
İslam Birliği (28 Nisan 2016 - Perşembe)
İnsanların Çoğu... (20 Nisan 2016 - Çarşamba)
Allah Evrimle Yaratmaz (15 Nisan 2016 - Cuma)
ZALİM KAZANDIĞINI TADAR (15 Nisan 2016 - Cuma)
İslam´ın Temeli (31 Mart 2016 - Perşembe)
Maskeler, Her Ortamda (25 Mart 2016 - Cuma)
Kur´an (17 Mart 2016 - Perşembe)
Riya (09 Mart 2016 - Çarşamba)
Umulur ki Düşünürüz (03 Mart 2016 - Perşembe)
‘Alim´ Olmak (25 Şubat 2016 - Perşembe)
İyiliğin Karşılığı (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Münafıklar (10 Şubat 2016 - Çarşamba)
Kâinattaki Mühür (03 Şubat 2016 - Çarşamba)
“İman Ettim” Diyerek? (28 Ocak 2016 - Perşembe)
Cesaret (20 Ocak 2016 - Çarşamba)
O Allah Ki Ölümü Yarattı (31 Aralık 2015 - Perşembe)
Kâinatı Saran Merhamet (24 Aralık 2015 - Perşembe)
Armagedon Savaşı (17 Aralık 2015 - Perşembe)
Ülfet (09 Aralık 2015 - Çarşamba)
“Şefaatin Tümü Allah´ındır” (03 Aralık 2015 - Perşembe)
Teröre Çözüm İslam´dır (24 Kasım 2015 - Salı)
Kalp Körlüğü (12 Kasım 2015 - Perşembe)
Gerçekten İnsan Azar (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Allah Fettah (27 Ekim 2015 - Salı)
Merhamet (22 Ekim 2015 - Perşembe)
Müşriklerin ´Din´i (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
Bayram (22 Eylül 2015 - Salı)
Tehlikenin Farkında mısınız? (03 Eylül 2015 - Perşembe)
Galibiyet Allah Taraftarlarınındır (27 Ağustos 2015 - Perşembe)
Evlilikler (23 Ağustos 2015 - Pazar)
Müslüman, Teröriste Yandaş Olmaz (18 Ağustos 2015 - Salı)
Düşünmez misiniz? (23 Temmuz 2015 - Perşembe)
Bayram, Sıla-i Rahim´di… (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
İtaatte Rahmet Var (11 Temmuz 2015 - Cumartesi)
Ramazan Berekettir (25 Haziran 2015 - Perşembe)
Veren El Olmalı (20 Haziran 2015 - Cumartesi)
Müslüman’ın Tatili (10 Haziran 2015 - Çarşamba)
Alçakgönüllüler Yüksek Düşüncelilerdir (04 Haziran 2015 - Perşembe)
İman Ümittir (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Yazı Kalır, Söz Uçar mı? (01 Mayıs 2015 - Cuma)
Peygamberimiz(asm) ve Eşleri (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Kâinat Kitabı (16 Nisan 2015 - Perşembe)
Hayatı Allah’a Adamak (26 Mart 2015 - Perşembe)
KADIN ...BUGÜN! (20 Mart 2015 - Cuma)
“Üzülmeyin, Hak Yerini Bulur” (06 Mart 2015 - Cuma)
Her Şey O’nu Tesbih Eder (04 Mart 2015 - Çarşamba)
Haset (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Ne Zaman Uyanacağız? (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Bizi Ramazan’a Eriştir (26 Haziran 2014 - Perşembe)
Kıyas Et! (12 Haziran 2014 - Perşembe)
“O’na Yönelin” (06 Haziran 2014 - Cuma)
SOMA'NIN ARDINDAN... (20 Mayıs 2014 - Salı)
En Birinci Üstad; Anne (14 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Dünyada Da Ahirette De Güzellik Ver (08 Mayıs 2014 - Perşembe)
Bizi Nefsimize Galip Et! (02 Mayıs 2014 - Cuma)
O’nun Gibi Edeblendir Allah’ım! (23 Nisan 2014 - Çarşamba)
Zulmü Engelleyemiyorsanız!. (16 Nisan 2014 - Çarşamba)
Gücümüz Gidiyor! (27 Mart 2014 - Perşembe)
Kalbinde Hastalık Bulunanlar (12 Mart 2014 - Çarşamba)
Üç Günlük Dünya İçin Gayret (06 Mart 2014 - Perşembe)
Şeytandan Allah'a Sığın! (26 Şubat 2014 - Çarşamba)
Gıybet Şeytanîdir (19 Şubat 2014 - Çarşamba)
Kulluğun Sırrı; Dua (12 Şubat 2014 - Çarşamba)
Kalpleri Birleştiren Köprü (05 Şubat 2014 - Çarşamba)
Yardım Edenlerin En Hayırlısı (29 Ocak 2014 - Çarşamba)
Ne Kadar Korku, Ne Kadar Umut? (23 Ocak 2014 - Perşembe)
Öğüt ve Uyarı! (16 Ocak 2014 - Perşembe)
YALNIZLIK (08 Ocak 2014 - Çarşamba)
Hüsn-ü Zanna Mecburuz! (27 Aralık 2013 - Cuma)
YA VEDUD! (19 Aralık 2013 - Perşembe)
Kapılardan girmeli! (12 Aralık 2013 - Perşembe)
Fitneyi Uyandırmayın (04 Aralık 2013 - Çarşamba)
Hayat Allah'a Adanır (27 Kasım 2013 - Çarşamba)
Hayat Okulu (22 Kasım 2013 - Cuma)
Ortak Akıl; İstişare (13 Kasım 2013 - Çarşamba)
Sevgisizlik Belâsı (07 Kasım 2013 - Perşembe)
"Yatacak Yerin Yok (mu?)” (01 Kasım 2013 - Cuma)
Ta Ki İstikbalimiz Aydınlansın (23 Ekim 2013 - Çarşamba)
Hüküm Verenlerin Hâkimi (18 Ekim 2013 - Cuma)
FOP (10 Ekim 2013 - Perşembe)
Bozgunculuk Çıkarmayın (26 Eylül 2013 - Perşembe)
Bizi Kurtaracak Olan... (19 Eylül 2013 - Perşembe)
Yeryüzünün Mirasçıları (11 Eylül 2013 - Çarşamba)
Akrabalık, Arş'da Asılıdır (05 Eylül 2013 - Perşembe)
Allah İçin Sevilen Kardeşler (28 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok! (21 Ağustos 2013 - Çarşamba)
DERİN İMAN (14 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Önce Yan Ki, Sudan Lezzet Alasın (07 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Yine Kan, Yine Ölüm; Kim Bunun Sorumlusu? (31 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Her Geceyi Kadir Bilmeli (25 Temmuz 2013 - Perşembe)
İman ve Zulüm (17 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Kalplerin Yumuşadığı Ay (10 Temmuz 2013 - Çarşamba)
KOMİNİZM BEKLEMEDE (02 Temmuz 2013 - Salı)
Nimetler Şükür İçin (24 Haziran 2013 - Pazartesi)
Münafıkları Tanımak (19 Haziran 2013 - Çarşamba)
Dünyanın Sırrı (20 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Kalbi Zenginleştiren Sevgidir (06 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Ahiret Var (30 Nisan 2013 - Salı)
Herkesin Hanesi Küçük Bir Dünyasıdır (22 Nisan 2013 - Pazartesi)
“Eyvahlar Olsun!” (08 Nisan 2013 - Pazartesi)
Mutsuzluğun Gerçek Sebebi (25 Mart 2013 - Pazartesi)
Müşriklerin Dini (18 Mart 2013 - Pazartesi)
İman Teslimiyettir, Teslimiyet Huzur! (11 Mart 2013 - Pazartesi)
Ölüm Kendini Sürekli Hatırlatıyor (04 Mart 2013 - Pazartesi)
Gençliği İyiye Yöneltmek (10 Şubat 2013 - Pazar)
Doğruluk Musa’nın Âsâsı Gibidir (28 Ocak 2013 - Pazartesi)
Vicdanın Sesi (21 Ocak 2013 - Pazartesi)
“Dua İbadetin Beyni ve İliğidir” (14 Ocak 2013 - Pazartesi)
Bugün Yeni Bir Sayfa Açalım (31 Aralık 2012 - Pazartesi)
Şeytan Ümitsizliğe Sürüklemesin (24 Aralık 2012 - Pazartesi)
21 Aralık Son mu Başlangıç mı? (18 Aralık 2012 - Salı)
Merhamet İnsanlığın Sanatıdır (10 Aralık 2012 - Pazartesi)
“Aczini Bil!” (03 Aralık 2012 - Pazartesi)
“Dünya Mâdem Fânîdir (26 Kasım 2012 - Pazartesi)
İçimizdeki Lime Lime Olmuş İnsanlık (19 Kasım 2012 - Pazartesi)
Kareleri Görebilmek (05 Kasım 2012 - Pazartesi)
Bayramın Rûhunu Yaşadık mı? (30 Ekim 2012 - Salı)
Ruhumuzun Suyu ve Işığı; Kur’ân (23 Ekim 2012 - Salı)
İnsan Nereye Koşuyor? (15 Ekim 2012 - Pazartesi)
Merhamet Kalbe İşler (08 Ekim 2012 - Pazartesi)
Evler Yakın Komşular Uzak (01 Ekim 2012 - Pazartesi)
"Yâ Sabur" (24 Eylül 2012 - Pazartesi)
İlâhî Rahmetin Parıltısı (03 Eylül 2012 - Pazartesi)
Bu Bayramda Kalben Barışınız! (21 Ağustos 2012 - Salı)
Ey Bütün Kapıları Açan (07 Ağustos 2012 - Salı)
Her Şey Hayırla Yaratılır (23 Temmuz 2012 - Pazartesi)
Oruç Kuyusunda Sabret Ki (18 Temmuz 2012 - Çarşamba)
Ateş Seni Çağırıyor (03 Temmuz 2012 - Salı)
Korkularla Yaşamak (04 Haziran 2012 - Pazartesi)
Evlerin En Dayanıksızı Örümcek Evidir (21 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Allah’a Bir Olarak İman (17 Mayıs 2012 - Perşembe)
Kur'an'da Erkek Üstün mü?-II (07 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Kur'an'da Erkek Üstün mü? (01 Mayıs 2012 - Salı)
Muhammed'in Hatice'si (24 Nisan 2012 - Salı)
Peygamber (Asm) İle Dirilmek (16 Nisan 2012 - Pazartesi)
O Ses… Sana Yol Gösteren Ses (08 Nisan 2012 - Pazar)
Akılcı Bakan Dünyayı Görür (02 Nisan 2012 - Pazartesi)
Allah Beni Seviyor mu? (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Kendinizi Resetlemeyi Unutmayın! (28 Şubat 2012 - Salı)
İnsan Güven Duymak İster (01 Şubat 2012 - Çarşamba)
Dedikodu Hastalığı (13 Ocak 2012 - Cuma)
Eş Olarak İnanan Kadın (09 Ocak 2012 - Pazartesi)
Kenetlenmiş Bina Gibi… (02 Ocak 2012 - Pazartesi)
Romantik Aşk ve Şirk (23 Aralık 2011 - Cuma)
Aile İçi Şiddet mi, Şefkat mi? (09 Aralık 2011 - Cuma)
Gerçekte Engelli Olan Kim? (02 Aralık 2011 - Cuma)
Gençlerin Suçu Ne? (25 Kasım 2011 - Cuma)
Samimiyet Şifadır; Ruhu Açar (19 Kasım 2011 - Cumartesi)
Sayfa:
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK 3000 İşçi Alacak
KYK, 406´sı Engelli ve 330´u Eski Hükümlü Olmak Üzere 3000 işçi alacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet´e 9 bin 500 kişi alınacak
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ´Geçtiğimiz 6 ay öncesinde 3 bin Kuran kursu öğreticisi aldık. 6 bin imam aldık, 500 müezzin aldık. 9 bin 500 kişi. İnşallah önümüzdeki aylarda bir 9 bin 500 kişiyi daha kadrolarımıza katmış olacağız.´ dedi.
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İstanbul Eyüpsultan Belediyesi 25 zabıta memuru alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR 2 Bin 219 Personel Alacak
İŞKUR, bin 78 büro personeli, bin 141 İMD olak üzere toplam 2 bin 219 sözleşmeli personel alacak.
KTÜ 15 Personel Alacak
KTÜ 15 Personel Alacak
Karadeniz Teknik Üniversitesi 15 Akademik Personel Alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Sözleşmeli 200 personel alacak
Adli Tıp Kurumu sözleşmeli 200 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı 14 bin 444 personel alacak
Adalet Bakanlığı binlerce personel almak için ilana çıktı
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
Uludağ Üniversitesi Eleman Alacak
O üniversite 149´u hemşire toplam 191 sağlık personeli alacak!
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 335 Sözleşmeli Personel Alacak
Göç idaresi personel alımı için ilana çıktı.
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
Tarım İşletmeleri sözleşmeli 150 personel alacak
TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATINDA
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı 155 Personel Alacak
Aile Bakanlığı, 20 ilde, proje kapsamında 155 personel alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Kara Kuvvetleri Uzman Erbaş Alacak
Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Uzman Erbaş alım ilanı yayınladı
TÜM İLANLAR
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İstanbul
Sağanak
Bugün
16 / 11 °C
Bulutlu
Pazartesi
15 / 10 °C
Sağanak
Salı
17 / 13 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları
İlim okumaktan garaz, kendi özünü bilmektir…

Yunus Emre
-Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle) -Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir. -Uranüs çıplak gözle görülen

İlginç Bilgiler 4
1999 İstanbul´daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi´nde, Bakü-Ceyhan petrol boru hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.