CHP'den Paralel Devlet Yalanı

CHP ve Cumhuriyet’ten ortak algı operasyonu

CHP’nin yayın organı Cumhuriyet, partinin hazırladığı temelsiz bir raporu algı yapmak için kullandı. Bugün yayımlanan haberde, raporda yer alan asılsız iddialara yer verildi. CHP’nin asılsız raporunu sayfasına taşıyan Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı ithamlarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) yayın organı Cumhuriyet gazetesinde bugün Alican Uludağ imzasıyla bir haber yayımladı. "Saray'da paralel devlet kuruldu" başlığıyla algı yapılmaya çalışıldı. Bu haberde, CHP'nin algı oluşturmak için hazırladığı "Adaletin Kara Kaplı Defteri" başlıklı bir rapordan alıntılara yer verildi.

CHP, RAPORLA ASILSIZ İDDİALARDA BULUNDU
Algı için hazırladığı sanılan raporda, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu'nun Cumhurbaşkanlığı tarafından oluşturulduğu ve Adalet Bakanlığı ile ortak çalışacağı iddia edildiği ama asıl olanın bu olmadığı öne sürüldü.

CUMHURİYET CHP'NİN RAPORUYLA ALGI ÜRETTİ
Haberde rapordan bölümlere de yer verildi. Raporun bir bölümünde asıl görevi politika üretmek olan bu kurulların, politikadan çok, kapsamlı reform içeriği taşımayan kanun teklifleri ürettiği ifade edilerek, sanki gerçek buymuş gibi haber sunuldu.

CHP'nin asılsız raporunu sayfasına taşıyan Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı algı operasyonu yaptı.
İşte algı için Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan haberin içeriğindeki rapordan bazı ayrıntılar:

"Kurul, Cumhurbaşkanlığı tarafından oluşturulmaktadır. Ülkedeki yasal düzeni ve adaleti düzenleyen kararların alınmasına katkı koyacak kurul, Adalet Bakanlığı ile ortak çalışacağı iddia edilmişse de aslolan bu değildir. Saray'da Hukuk Politikaları Kurulu gibi kurulan pek çok kurul ile tam anlamıyla bir 'paralel devlet' kurulmuştur ve bu 'devlet' tek adama bağlıdır. Eğitimden kültüre, güvenlikten hukuka kadar geniş yelpazesi olan bu düzen başta anayasal düzen olmak üzere parlamenter sistemin görev ve yetkilerini de lağvetmiştir. Asıl görevi politika üretmek olan bu kurullar, politikadan çok, kapsamlı reform içeriği taşımayan kanun teklifleri üretmekte, bu teklifler de tek adam rejiminin devamlılığını sağlamak için siyasi iktidarın Meclis ayağındaki parti olan AK Parti'ye gönderilmekte ve deyim yerindeyse tepeden inme kanunların noktasına dahi dokunulmadan vekil imzalarıyla önce komisyonlara, ardından genel kurula gönderilerek yasalaşmaktadır. Yani görevi yasama olan Meclis, genellikle oylama alanına dönüştürülmektedir.(…)
"Politika kurullarının idari yapılanmadaki yeri de belirsizdir. Hukuki statüsü anlaşılamayan bu kurulların icraatlarının bakanlık ve Meclis üzerinde ne denli bir vesayet yarattığı anlaşılamamaktadır. Yargı Reformu Strateji Belgesi, Adalet Bakanlığı tarafından açıklanmışken ve çalışmaların bakanlık bünyesinde yürütüldüğü söylenirken görülmektedir ki Hukuk Politikası Kurulu üyeleri, akademisyenlerle çeşitli toplantılar gerçekleştirmektedir. Kurulun bir sitesi olmadığı gibi çalışmaları da şeffaf değildir. Yasa teklifi verme yetkisi Meclis tekelindedir. Yeni sistemde hükümet olmaması sebebiyle kanun tasarısı gelemediği için de bu yetkinin istisnası yoktur. Fakat görülmektedir ki Meclis'e gelen teklifler bakanlık koridorlarında hazırlanmaktadır."