Kenan Işık'tan Güzel Haber

Kenan Işık'tan haber var! Kenan Işık'ın sağlık durumu nasıl? 2019 İşte herkesi heyecanlandıran gelişme

Kim Milyoner Olmak İster'in sunucusu olan ve 2014 yılının Mart ayında, İstanbul'da gittiği spor salonunda ayağının kayması sonucu yere düşüp başını çarpan Kenan Işık'ın sağlık durumunun nasıl olduğu hayranları tarafından merak ediliyor. Hemen hemen her gün Kenan Işık öldü mü? sorusunun cevabı aratılıyor. Şu anda 72 yaşında olan Kenan Işık'ın eşi Beril Işık ve kardeşi Cengiz Işık'tan gelen bilgiler doğrultusunda Kenan Işık'ın son durumuna ilişkin detaylar haberimizde..

Kenan Işık'ın son hali ve sağlık durumu hayranları tarafından merak edilmeye devam ediyor. Sayısız dizi ve filmlerde oynayan Kenan Işık son olarak Atv ekranlarında Kim Milyoner Olmak İster yarışmasını sunuyordu. Milyonların gönlünde taht kuran Kenan Işık'ın son durumu nasıl? İşte Kenan Işık'a ne olduğu ve son durumu hakkında detaylar...

5 yıl önce spor yaparken ayağı kayan ve başını yere vuran ünlü isim Kenan Işık o günden beri yaşam savaşı veriyor. Kenan Işık son durumu nasıl, Kenan Işık öldü mü soruları her gün hayranları tarafından merak ediliyor. 4 yıldır bitkisel hayatta olan ünlü isim Kenan Işık'ın geçtiğimiz günlerde komşuları tarafından fotoğrafları ve videoları çekilmiş ve durumunun iyi olduğu söylenmişti. Ancak ünlü sanatçının görselleri medya ile paylaşılmadı.

KENAN IŞIK'A NE OLMUŞTU?

Kenan Işık 21 Mart 2014 tarihinde İstanbul'da gittiği spor salonunda ayağının kayması sonucu yere düşerek başını çarpmış ve komaya girmişti. Ameliyat edilen Kenan Işık'ın kanama nedeniyle beyninde hasar oluşmuştu. Yürüyemeyip konuşamayan Kenan Işık'ın tedavisi bir süredir evinde devam ediyordu. Ünlü sanatçı ailesi dışında kimseyle görüşmüyordu

KENAN IŞIK'IN EŞİ: KİMİ ZAMAN AYAKTA DURUYOR

Bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra Almanya'da özel bir kliniğe yatırılan Kenan Işık'ın tedavisine evde eşi devam ediyor. Kendisine söylenenleri duyan ancak tepki vermeyen Kenan Işık'a eşi Beril Işık bebekler gibi bakıyor ve moralini sürekli yüksek tutmaya çalışıyor. Beril Işık "Bakışlarıyla etrafındakini takip edebiliyor. Artık gözleriyle iletişim kurabiliyor" dedi.

Eşinin yoğun bir şekilde fizyoterapi ve ergoterapi gördüğünü anlatan Işık, "Tekerlekli sandalyesinde kimi zaman bütün gün oturuyor. Kimi zaman da ayakta. Vücudunu artık tamamen kendisi tutabiliyor, dik durabiliyor. Daha önce bunların hiçbirini yapamıyordu" diye konuştu

Türk sinema ve tiyatrosunun usta isimlerinden Kenan Işık 5 yıl önce gittiği spor salonundaki saunadan çıkarken ayağının kayması sonucu düşerek komaya girmişti. Komada uzun süre yaşam mücadelesi veren Kenan Işık'ın hayati fonksiyonlarının normale döndüğü iddia edildi. Hatta bazı görgü tanıkları Bodrum'da bir yazlıkta ünlü sanatçıyı balkonda otururken gördüklerini bile ifade ettiler. Ancak Bodrum'da görünen kişinin Işık'ın kendisine çok benzeyen kardeşi olduğu ortaya çıktı.

SAĞLIK DURUMU BİR SÜREDİR AYNI

Ünlü sanatçının durumunda bir değişiklik olmadığı öğrenildi. Bodrum'da Kenan Işık sanılan kişinin ise ünlü sanatçıya çok benzeyen kardeşi olduğu ortaya çıktı.

KENAN IŞIK'IN KARDEŞİ

Zaman zaman Kenan Işık'ın kardeşi Prof. Dr. Memet Cengiz Işık'ı görenler, ünlü sanatçının iyileştiğini düşünüp sosyal medyadan asılsız haberler yayılmasına neden oluyor.

Tedavisi Almanya'da süren Kenan Işık hakkında kardeşi Cengiz Işık şunları söyledi: Abim yardımla da olsa ayakta durabiliyor. Tekerlekli sandalyede oturabiliyor. Yatakta bisiklete binebiliyor. Yutkunma terapilerine de başladı

ESKİ RESİMLERİNE BAKMIYOR

Kim Milyoner Olmak İster yarışması ile büyük bir hayran kitlesi kazanan Kenan Işık, eski resimlerine asla bakmadığını söylüyor.

KENAN IŞIK'IN 56 YILLIK SIRRI

Kenan Işık Ankara Atatürk Lisesi'nde öğrenciyken, tiyatrocu Muazzez Kurdoğlu'nun okulu ziyaretinde.Kenan Işık'la, atv'de yayınlanan "Sıcak Saatler" dizisinde bir araya geldiğimizde, star olma kaygısı taşımayan, gerçek bir sanatçı ve usta bir aktörle karşılıklı oynamanın ve çalıştığı ortamda herkese yardımcı olma isteği ile dolu, sıcak, samimi ve insancıl biriyle tanışmanın keyfini yaşadım.

Dizide oynadığım günlerde, sokakta karşılaştığım tanıdık, tanımadık hemcinslerim onu çok beğendiklerini söyleyerek, oynadığım "sevgili" rolünden dolayı, bana yarı şaka yarı ciddi sitemde bulunmuştu. Dizinin setinde, kendisi yüzünden sokakta karşılaştığım sitemleri ona anlattığım zaman, hemen utanır ve şaka yaptığımı düşündüğünü söyleyerek konuyu kapatmaya çalışırdı.

Söyleşi için bir araya geldiğimizde, kadınlardan büyük bir hayran kitlesi olduğunun artık farkına vardığını, yine mahcup bir tavırla, nihayet kabullendi. Ve sandıkta saklanan yılların, eski fotoğrafların yaşamında nasıl bir yeri olduğunu anlatmaya başladı:

- Eski fotoğraflarla, geçmiş yaşamımla alakam yok benim. Asla açıp bakmam eski resimlere; benim için dün diye bir şey yok. Dün silinmiş, yaşanmış ve bitmiştir. Basında çıkmış röportajlarım, resimlerim de yoktur bende. Kesip saklamam.

- 'Dün benim için kapanmış bir sayfadır' diyorsun. Dünü nasıl bu kadar kesin unutabiliyorsun? Zor bir şey değil mi bu?
 Geriye dönüp de söylediklerime baktığımda, sahneye koyduğum veya yazdığım bir
oyunsa baktığım, bunlar hakkında hep tereddütlerim var. Mesela bugün, yazdığım
oyunları bastırmıyorum. Üzerinde değişiklik yapılamayacak çünkü. Pişmanlık
duymak, ileride "Keşke böyle yapmasaydım" cümlesiyle karşılaşmak istemiyorum.
Yaşanan yaşansın ve bitsin istiyorum.

 Peki şimdi seçtiğimiz bu eski fotoğraflara bakmak nasıl duygular verdi sana?

Fotoğraflardaki anlar gözümün önünden geldi geçti. Ama hiç de hoş bir tat veya tatsız bir duygu bırakmadı bende. Tamamen nötr bir duygu içindeyim eskiye karşı. Ne mutsuzluk ne de mutluluk verdi anlayacağın. Yani fotoğraflara bakarken anımsayıp da "Ne hoş akşamdı" veya "Ne güzel bir dönemdi" dediğim hiçbir şey yok. Hafızam da bu yüzden iyi değildir zaten. Bende hiçbir şey kalmıyor. Yaşandığı an bitiyor. Geçmişe ait iz yok.

- Fotoğraf önemli değil o zaman senin için?

- Eğer mekan, zemin iyi oturmuşsa, sanat değeri taşıyacak bir fotoğrafsa severim
fotoğrafı. Bir an, bir bakış, yanımdakine olan yakınlık ya da uzaklık, insanların arasındaki münasebet o fotoğrafta vardır. Bu anlamda irdelenirse, fotoğraftan çok hoş şeyler, hikayeler çıkabilir. Donmuş bir andır o. İnkarı da mümkün değildir. Ama fotoğraflardan çok hoşlanmıyorum. Fotoğraf çektirirken tedirgin olurum. Kamera karşısında son derece rahat olmama karşın fotoğraf makinesi gördüğümde gerilirim, yüzüm allak bullak olur. Boş bakarım; ancak çaktırmadan çekilen fotoğraflarım iyi netice verir bana göre.

Geçmişten bu kadar etkilenmemenin, geçmişi silmenin nedeni ne olabilir sence?

- Bende hep geleceği, yarını, bir sonrayı organize etmek gibi bir istek ve duygu
vardır. Belki de tiyatro sanatçısı olduğum için. Sanatçının şu günkü halden memnun olmayıp, dünyaya sanat yolu ile katkıda bulunarak gelecekte daha iyi bir dünya yaratmak gibi bir görevi olduğunu düşünüyorum. Ustalarımızdan bize yüklü bir şey bu; "Bugünü boşver. Yarın ne olacak; sen onu düşün." Bu duygu ile hep geleceğin dünyasını, yarını düşünüyorum ben.

- Ama yarını organize etmek çabasıyla bugünü ve anı kaçırmıyor musun?

- Çok doğru söylüyorsun, anı kaçırıyor olabilirim. Yani benim hep böyle mutsuz oluşum, duruşum, düşünceli oluşum bu yüzden olabilir. Mesela bir yere gittiğimde hiç eğlenemem. Hep yarın veyapacaklarım vardır aklımda. Haklısın ben bu anı yaşayamıyorum...

- Yarışmada mimiklerin çok önemi var. Tecrübelisin ama, insanlık hali yine de; tedirgin olmuyor musun "Kim Beş Yüz Milyar lster?"de, yarışmacı ile göz göze
geldiğin an?

İnsan çok değerli benim için. O yarışma, orada bulunmak, orada bulunanlar çok değerli. Evet tedirgin oluyorum bütün tecrübeme rağmen. Yarışmacı, ifademden yanlış bir anlam çıkartırsa diye korkuyorum. Böyle bir tedirginliğim var. Bir cevap anında, ifademe göre yanlış anlamayla düşünmesi ve cevaplaması gibi bir tedirginlik bu.

- Peki yarışmanın başında bu başarıya ulaşacağını bekliyor muydun?

- Hayır beklemiyordum ve bu yüzden başta kabul etmemiştim. Sonra Fatih Aksoy'un doğru ve iyi yaklaşımlarına güvendiğimde kabul ettim, İyi ki kabul etmişim.


KENAN IŞIK KİMDİR?

1947 yılında Yeşilyurt, Malatya'da doğdu. Devlet Demiryollarından emekli bir memur çocuğu. Ailesinde sanatla uğraşan kimse olmamasına rağmen ilkokulda müsamerelerden başlayarak hep tiyatro ile ilgili oldu. Kenan Işık orta okul öğrenimi gerçekleştiği dönemde Malatya Halkevi'nde amatör tiyatro yapmaya başlamış, lise öğrenimini gerçekleştirdiği Ankara'da okurken ise Meydan Sahnesi'ne girmiştir. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun olan Işık, 1972 yılında Devlet Tiyatrosu sanatçısı olmuştur.

Onlarca oyun yazıp, sahneye koymuştur. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği yaptı. 1974 yılında Köşe yazarlığı sırasıyla Resmî Gazete (1973-1995), Yeni Yüzyıl (1995-1998), tekrar Resmî Gazete (1998-2000), Yeni Binyıl (2000) ve Akşam (2000-2002) gazetelerinde çalıştı. Televizyon ekranlarında başrollerini Gülben Ergen ve Haldun Dormen ile paylaştığı "Dadı" adlı diziyle boy göstermiştir. 2005 yılında Kenan Işık Erdoğan Aktaş'la tanışıp 4 Nisan 2005 tarihinde Star Haber'i sundu. 12 Haziran 2005 tarihinde haberi sunmayı bırakan Kenan Işık 20 Ağustos 2005 tarihinde Star Haber'i bıraktı ve tekrar oyuncu oldu.

Sanatçı ayrıca Türk televizyon programları arasında fenomenler arasına giren Kim 500 Bin İster yarışmasının sunuculuğunu yapmış, değişen yeni adı ile Kim Milyoner Olmak İster yarışmasının sunuculuğunu yapmaya devam etmiştir. 21 Mart 2014 günü Bilinci kapalı halde hastaneye kaldırılan Işık, ameliyata alındı. Ameliyatın 4 saat sürdüğü, sanatçının hayati tehlikesi bulunduğu belirtildi. Spor sonrasında saunaya giren Işık'ın, sauna sonrasında fenalaşıp dengesini kaybederek, kafasını yere çarptığı öğrenildi. Bu nedenle beyin kanaması geçiren Işık, hemen ameliyata alındı. Tedavisine halen devam edilmektedir.